BAŞIN GÖZÜM ÜSTÜNE...
Kemal Elitaş tarafından yazıldı   
Bölümler - FOTO Gezi

BAŞIN GÖZÜM ÜSTÜNE...

1

Bin sekiz yüz doksan altı kilometre ötelerden söylenen bir cümle bu.

Sımsıcak, yürekten söylenen...

Güzel insanların, sevgi dolu yüreklerin söylediği, insan olmanın ve insan onurunun yaşattığı bir cümle.

Büyük kentlerde unuttuğumuz insanlığı hatırlatan sıcak, sıcak olduğu kadar sevgi dolu olan.

Ve bu cümleyle kendimizi, insanlığımızı sorguladığımız.

Bin sekiz yüz doksan altı kilometre uzaklara gidince yaşadığımız, soğuk kış güneşinin içimizi aydınlattığı sıcaklıkla karşılanmak...

Bunu ve bunları daha öncede yaşamıştım, Kars’ta.

Ve şimdi Tatvan ve Van’da yaşıyorum...

İnsanlığın bu kadar güzel olduğunu görerek. Gördüğünde de kendini sorgulayarak.

Bizi ve büyük kent yaşamını bozan neyin olduğunu...

23YOLCULUK BAŞLIYOR

Yine uzun bir yolculuktu, yine kara olmayan ama karalara çalan tren yolculuğuydu.

Çocukluğumun trenleri değişmişti.

Kara tren, beyazlara boyanmış, süslenip püslenmişti.

Kars yolculuğumun treni, şimdi içinde olduğumdan çok farklıydı.

Vangölü Ekspresi. Evet bu hatta verilen isim buydu.

Vangölü ve ekspres, bu iki kelime bir araya geldiğine göre bir anlamı olmalıydı.

Vangölü; trenin Van’a kadar gideceğini çağrıştırıyordu insana.

Ekspres; belli duraklar dışında düzenli bir yolculuk yapılacağını.

Bakalım neler olacak...

Çuf çufffff...

Yollardayım...

Kars’a gittiğim trenle bunun arasında dağlar kadar fark var...

Aynen Doğu tarafına gittikçe deli deli akan Fırat nehrinin kendine yol bulmaya çalıştığı ulu dağlar gibi.

Aynen, batı ile doğu arasındaki fark gibi.

Aynen, siyah ile beyaz arasındaki fark gibi...

Yemek vagonu arıyor gözlerim.

Yok...

Kompartımanda mini buzdolabı arıyor gözlerim.

Yok...

Ve yoklar çoğalıyor.

Farklı iki tren yolculuğu, farklı iki demiryolu şirketi sanki...

Garların farklılığını gözlemlemekte mümkün.

Kısaca gözlemim şu; Ankara sonrası yükselen sıra dağlar gibi batı ile doğu arasındaki farklılığın sınırları...

Çuf çuff, yola devam ediyor. Bildiğim yerler ve tanıdık garlar.

Benim için önemli olan Sivas sonrası, yol ayrımı başlıyor.

Çetinkaya garından hattımız ayrılacak...

4

FARKLILIK GÖZLEMLENİYOR

Doğu’ya yaklaştıkça farklılık gözlemlemeye başlanıyor.

Yada ben gözlemleyebiliyorum.

Doğu’ya doğru her kilometre farklılığı gösteriyor. Farklı evet...

Yollar...evler...yerleşim...dağlar...ağaçlar...insanlar...

Fırat bile farklı akıyor...

Farklılıkları fotograflamaya çalışıyorum. Çekemediğim kareleri ise hafızama kaydediyorum.

Neden, niçin soruları var düşüncelerimde.

Benim köyüm neden daha farklı.

Köyümdeki öğrenci çocuklar neden daha farklı.

Burası da köy, buradakilerde öğrenci...

Çuf çuff yola devam ediyor, ben düşüncelere.

Düşüncelerim sorgulamalara...

Malatya garına kadar görünüm normal, her şey yolunda gibi.

Yola çıkmadan, bir görevli “Allaha emanet yolculuk” demişti. Bakalım kime emanetiz zaman gösterecek.

Ama ben kimseye emanet olmak istemiyorum.

Ben, bana emanetim...

Beyhan’a geldiğimizde bekliyor tren. Neden niçin bekliyoruz?.

Aldığım yanıt; “güvenlik gerekçesiyle...”

Saatler saatleri kovalıyor ve yeniden hareket ediyor çuf çuff...

Beyhan Belediyesi. Küçük bir yerleşim yeri. İzliyorum. Fotograf çekiyorum.

6

Deniz göründü...

Van denizi burası.

Son durak, Tatvan. Kırk dokuz saate yakın bir tren yolculuğu sonrası son durak.

Beni tanımayan ama tanıyanlardan daha sıcak insanlar karşılıyor beni.

Kırk yıllık bir dostluk gibi.

Hal hatır, çaylar ve yorgunluğun dinlenceye dönmesi için otel olayı tamam...

Tamam olmayan otel görevlisinin, ödemenin yapıldığını söylemesi.

Büyük kentlerin küçük ilişkilerini düşününce, küçük kentlerin büyük insanlarını görüyor insan.

Doğunun sıcak, sıcak olduğu kadar misafirperver yürekleri çıkıyor ortaya.

Yolculuğun devamı Van.

Bin sekiz yüz doksan altı kilometreye daha ilaveler yapmak gerekecek. Ve bu kez karayoluyla devam.

Yine dostlarla birlikteyiz...

Fotografın kardeşliğini, sevgisini bir kez daha yaşıyorum. Birbirini tanımayan insanlar, yıllardır tanıyormuş gibi sarılıp konuşmaya dalıveriyor. Bizi birleştiren fotograf. Çektiklerimiz bizim kişiliğimizi anlatıyor.

Dağlarda kar var. Ama insanlar sıcak. Hem de sımsıcak insanlar.

“bizleri haberlerden farklı tanıyorsunuz ama biz buyuz” diyorlar.

Haberler zaten beni ilgilendirmiyor yada beni yönlendiremiyor zaten. Ben sıcaklığı ve sevgiyi yüreğimde zaten taşıyorum.

O tanışan sevgi şimdi karşılıklı oluyor.

Bu sevgiyi...bu güzel insanları anlatmaya devam edeceğim...

57

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Haber ve Fotograf: Kemal Elitaş

19 Nisan 2009

 

 

Kemal Elitaş TARAFINDAN YAZILDI Çarşamba, 29 Ekim 2008.

Yorumlar 

 
#1 Hayal Karataş 2009-04-20 23:25 Anlatımı kısa görünce bir an durakladım,Kema l hoca kısa yazılarla yetinmez,anlata cak dolu dolu öyküleri vardır diye bilirim… Yazının sonunda devam edeceğim ibaresini okuyunca tebessüm ettim..:-)
Bekleyeceğiz ve keyifle okuyacağız.
Emeğinize sağlık..
 

YORUM EKLEMEYE YETKİNİZ YOK.
LÜTFEN YORUM EKLEMEK İÇİN ÜYE OLUNUZ

Your are currently browsing this site with Internet Explorer 6 (IE6).

Your current web browser must be updated to version 7 of Internet Explorer (IE7) to take advantage of all of template's capabilities.

Why should I upgrade to Internet Explorer 7? Microsoft has redesigned Internet Explorer from the ground up, with better security, new capabilities, and a whole new interface. Many changes resulted from the feedback of millions of users who tested prerelease versions of the new browser. The most compelling reason to upgrade is the improved security. The Internet of today is not the Internet of five years ago. There are dangers that simply didn't exist back in 2001, when Internet Explorer 6 was released to the world. Internet Explorer 7 makes surfing the web fundamentally safer by offering greater protection against viruses, spyware, and other online risks.

Get free downloads for Internet Explorer 7, including recommended updates as they become available. To download Internet Explorer 7 in the language of your choice, please visit the Internet Explorer 7 worldwide page.