|
Selamı söylediler mi bilemem...
Bende söyleyemedim. Bolu Beyi yoktu!!!!...
Köroğlu’nun heykeli vardı...adı sanı vardı...ama Bolu beyi denen adamdan geriye bir şeyler kalmamıştı...
Kötüler unutulmuş gitmiş...yaşadıkları ve yaptıkları tarihe gömülmüş...
Söylemeye kalksam “kırk satır mı kırk katır mı” derler sorguya alırlardı.
“Bu adam kim, bu adamla birlikte olanlar nice olur...”
Hele hele bu saçlarını kazıtmış, bıyıklarını burmamış herif kim ola?...
“Tez vurun şunların, şu zındıkların kellesini...”
Ellerinde gavur aletleri, hele de şunların urbalarına bakın.
Tez cellat ne durursun.
Toplu infaz...
Bir balta iner...bir balta çıkar...be namert yorulmaz mısın...el insaf...dur hele...
Kelleler paldur küldür kar üzerinde yuvarlanır.
Ama Bolu beyi, sen tarihinde yaşa.
Köroğlu sende aşklarını, isyanını dile getir.
Biz işimize bakalım, fotograf çekelim.
Eğri kılıç kında paslansın.
Mertlik falanda bozulmadı bunu bilesin Köroğlu...
Analog makineler olduğu dönemde fotograf çekene deli denirdi, şimdi fotograf çekmeyene deli deniyor...
|