|

Mekanın adı "MEİS"..
Bu Kafeyi diğerlerinden ayıran en çarpıcı yönü şiir ve edebiyattan haz alan insanların
buluşma noktası olması.

Özellikle her Pazartesi şiir severler için bulunmaz bir fırsat. Çünkü Pazartesileri tanınmış
şairler,sevenleri ile buluşuyorlar bu mekanda.

Buluşmanın ötesinde kaynaşma, dertleşme daha iyi bir tarif olur.

Mekanı farklı kılan özelliklerin başında "Şiir Kutusu" geliyor.

Öyle bir kutu ki, içerisinde Ulusal ve Uluslar arası pek çok şairin zarf içine yerleştirilmiş
dizeleri var.Nazım'dan,Cahit Sıtkı'ya...Ömer Hayyam'dan,Mayakowski'ye...
Diyelim sesinize güveniyor,hitabetinizin farkındasınız.O zaman siz sahne adayısınız.

İsterseniz "Şiir Kutusundan" şansınıza hangi şairin,hangi dizesi gelirse,ya da yanınızda
getirdiğiniz kendi yazmış olduğunuz şiiriniz veya sevdiğiniz bir şairin şiirini sahnede
seslendirebilirsiniz.
Sahnedeyken de nüktedan atışmalara hazırlıklı olun.
Ola ki mekanda bulunan bir şairin dizeleri şansınıza size çıkabilir.
Bu da iyi bir malzeme..öyle değil mi?

Burada bir Pazartesi Yılmaz Odabaşı'nı Nazım Hikmet'ten bir şiir okurken ya da Hüseyin Avni Dede'yi
Abdurrahim Karakoç'dan bir dörtlük okurken görmeniz yüksek bir olasılık.
Bilirsiniz Kıraat Arapça'da "okumak" anlamına gelir. Hane ise yer, mekan demektir. Bu iki sözcüğün bileşimi olan bileşik sözcük "okuma yeri" anlamına gelir.Yani "Kıraathane"

Çay, kahve içilerek gazete, dergi, kitapların okunduğu yerlere verilen bu isim günümüz Türkiye'sinde nasıl kahvehane anlamına geldiyse...istermisiniz yakında kafeler'de edebiyat merkezleri olsun..

Şahsen ben gönülden isterdim...


|
Yorumlar
Bir gün mutlaka gitmek ve şiirleri dinlemek isterim..
Elinize sağlık..