|
 Makinenin arkasında duran fotoğrafçının düşünsel alanına denk düşen kareleri yakalayıp sunmasıdır. Düşünsel alan, dünyaya bakış açımız, dünyayı yorumlama çabamızdır. Fotoğraf makinesinin arkasında duran fotoğrafçıyla objektifin önündeki konu bağımsız değildir. Çünkü fotoğraf öncelikle düşünsel alanımızda oluşur. Ben makinenin arkasında durup çekim alanına birileri girsin diye beklerim. Alana gidiyorum, fotoğrafı süre giden hayatın içinden, kendi özgül koşullarıyla çekiyorum. Düş dünyamın ve onu algılayış tarzımın da kareleri bunlar aynı zamanda. Birde hayatla derdimiz olduğu için, taraf olduğum için, hayat ve yaşam felsefemin bir parçası haline geldiği içindir fotoğraf... red ettiğimiz için...
Paşa İMREK
 Fotoğraf bir tutku olayı benim için. Öncelikle kendim için fotoğraf çekiyorum. Yani anılarımı yaşatacağım, belgeleyeceğim, sevdiklerimle paylaşacağım ve çocuklarıma miras (parayı kendileri kazansın) olarak bırakabileceğim fotoğraflar benim için ön planda. Fotoğraf hayat' tır diye düşünürüm ve insan öğesi ağırlıklı fotoğrafları, yaşamın ta içinden olanları çok seviyorum. İşim gereği hayatın içinden fotoğraflar çekmeye vakit bulamasam da çektiklerim benim hayatım hakkında fikir veriyor diyebilirim. Neler yapıyorum, nerelere gidiyorum, nasıl yaşıyorum? Böyle düşününce bencil bir durum da ortaya çıkıyor ama bu tüm fotoğrafçılar için böyle. Özellikle fotoğrafçılığın ticari kısmını bir kenara bırakırsak fotoğraflarla hayata fotoğrafçının gözünden bakmıyor muyuz?,
Serdal GÜZEL
Neden mi fotoğraf çekiyorum... Taraf olduğum için... Ben tarafım... halkımın yanında, onların sorunlarıyla boğuşmasında... Acılarında... Tarafım... Taraf olduğum ve içimi acıttığı için fotoğraf çekiyorum... Zaten içimizi bir şeyler acıtmazsa üretemeyeceğimize inanıyorum... Yazmadıklarımız, söyleyemediklerimiz yâda yazdığımız halde kısa sürede unutulanlar, fotoğraf sayesinde unutulmuyor... belge ayni zamanda fotograf... Devam edeceğim...
Kemal ELİTAŞ
Bana göre... çok istediğim halde doğru düzgün yazamıyorum ya da çizemiyorum sadece fotoğraf çekebiliyorum... fotoğraf nedir .. bir dil .. bir araç.. evet bir üçüncü kişi olma durumu... geçen zamanın ardından tutulan yas .. yaratma ölümsüzleştirme arzusu kimi zaman yüzleşme.. böyle uzar gider çünkü her fotoğrafın da farklı bir dili vardır.
Nil Mevlüde KEÇELİ
Fotoğraf çekmediğim bazı anlarda o anların bir daha yaşanmayacağına dair kaygı duyuyorum, fotoğraf çekme arzusunun, farklılıkları fark edip o anları dondurma isteği olduğuna inanıyorum...
Yeter YEŞİL
Farklı kişiler, farklı gözler ama hepsinin ortak bir bakışı var fotoğrafa dair…
Tarihte bu söylenenleri fotoğraflarında uygulayabilenler ölümsüzleşmişlerdir çektikleri görüntülerle. Fotoğrafı yaşıyoruz, onda yaşıyoruz. Neden fotoğraf çekeriz sorusunun ardında kendimizi arıyoruz her çekilen fotoğrafta birazda…
|