Paşa İmrek tarafından yazıldı Çarşamba, 26 Mayıs 2010 21:19
SENDİKALARA İNAT KESK GREV’DEYDİ
Dört konfederasyon, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), KESK ve Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (KAMU-SEN), 22 Şubat'ta, TEKEL işçilerinin Ankara'daki direnişinin bitiminde, genel eylem kararı almıştı.
26 Mayıs'ta genel eylem kararı alan dört emek örgütü içinde sadece KESK genel grev kararına uyarak alanlara çıktı. Tam gün greve giden konfederasyon, grev kırıcılarından da işçilerin bir gün mutlaka hesap soracaktır.
Paşa İmrek tarafından yazıldı Pazartesi, 03 Mayıs 2010 21:21
32 YIL SONRA YENİDEN…TAKSİM ALANI…
Taksim'de 32 yıl sonra kitlesel 1 Mayıs kutlamaları için emekçiler meydanı doldurdu. Dolmabahçe, Şişhane ve Şişli'den saat 10:00 civarında hareket eden yürüyüş kolları alana yerleşti. Miting sonuna doğru alana hala yürüyüş kollarından insanlara alana yağıyordu, 200 bin emekçi doldurmuştu alanı hınca hınç, iğne atarsan yere düşmez misali…
Erhan Uçar tarafından yazıldı Pazar, 06 Eylül 2009 10:54
İSTERSEN EN BAŞINDAN BAŞLAYALIM..FOTOĞRAF İLE TANIŞMAN HANGİ TARİHTE OLDU?
2005 yılında fotoğrafa başladım.
SOKAK FOTOĞRAFÇILIĞINA BAŞLADIĞIN TARİH Mİ BU YIL ?
Evet, zaten bu amaç için almıştım fotoğraf makinemi.
DAHA ÖNCE KAFANDA ŞEKİLLENMİŞ ANLAŞILAN. BÖYLE BİR FİKİR NASIL OLUŞTU ?
Taksicilik yaptığım süre içindegeceleri, özellikle soğuk havalarda dışarıda yaşam mücadelesi vereninsanlar ilgimi çekiyordu.Haliyle üzülüyordum. Sokakta gördüğümüz kimsesizler sadece gündüz mücadele sürdürmüyor. Bir de bu olayın gece boyutu var. Bu insanların gece yaşantılarınıgörünce seslerini fotoğraf aracılığı ile duyurabilirmiyim diye düşündüm. Böylelikle fotoğraf makinesı almaya karar verdim. Yaptığım işin sokak fotoğrafçılığı, belgesel fotoğrafçılık olduğunu bilmiyordum. Dünyada sayılı örnekleri olduğundan, Türk fotoğrafçılığında bir ilk olduğundan haberim yoktu.
Paşa İmrek tarafından yazıldı Cuma, 01 Mayıs 2009 17:21
KÜRESEL EYLEM ZAMANI
Küresel eylem grubunun 25 Nisanda tepe natülis önünde buluşarak, Kadıköy iskele meydanına kadar bir yürüyüş düzenleyerek, miting yaptılar. Çok renkli görüntülere sahne olan eylem, konuşmaların ardından konserlerle devam etti. Küresel eylem grubu ve yeşiller partisi çok yoğun katılım gösterdiler. Onun dışında diğer kurumlarda çok ciddi bir katılım sergilenmedi. Böyle hayati bir konuda küresel ısınmanın getirebileceği ve getirmiş olduğu felaketlere karşı duyarsız olmak, büyük bir duyarsızlık olarak görüyorum. Meslek odalarından, siyasi partilerden ve sendikalardan mitinge duyarsızlık had safhadaydı.
İklim Değişikliği; Sanayi Devriminden beridir dünya üzerindeki ortalama sıcaklık 0.8 derece Celsius artmıştır. Bu çok fazla gözükmese de sonuçları çok büyüktür. Kutup bölgelerindeki kalıcı buzullar her geçen yıl küçülmektedir. Sıra dışı iklim olayları ve siklonlar artmıştır. İklim değişikliği hali hazırda ekosisteme zarar vermekte ve milyonlarca insanın hayatını tehdit etmekte ama bu sadece bir başlangıç. Sorun geçmişteki hiçbir doğa olayı ile karşılaştırılamayacak düzeyde. Ancak sorunun çözümü bizlerin elinde. Çünkü sebep olan, atmosfere olması gerekenin çok üzerinde karbon dioksit (CO2) ve sera etkisi yapan gazların salımıdır.
Paşa İmrek tarafından yazıldı Pazartesi, 27 Nisan 2009 15:39
GREV DEVAM EDİYOR…
Atv ve sabah gazetesinde grev var haberini var mı? 13 şubatta başlayan, hem de 72. gününde, yağmur kış demeden her gün işyerlerinin önünde ve her cumartesi taksimde buluşuyorlar. Destekçileriyle dostlarıyla meydanda buluşuyorlar ve Galatasaray lisesine kadar yürüyorlar. Basın metnini okuyup sessizce dağılıyorlar. Her cumartesi daha kalabalık ve kalabalıklaşıyorlar. Sendikalar, meslek odaları, siyasi partiler, dergiler, işçilerden yoğun büyük bir destek var grevcilere.
Her grev bir hak mücadelesidir. Hakkına ve haklarına karşı örgütlü bir şekilde greve gitmektir. 29 yıl aradan sonra gelen sabah-atv grevi büyük coşku yaratmıştır. Greve giden bütün işçileri bir şekilde birleştirmiştir. Büyük bir dayanışma örneği sergilenmektedir. Greve giden de-sa, me-ha işçileride her cumartesi greve katılarak destek sunmaktadırlar.
Tamay Açıkel tarafından yazıldı Pazartesi, 20 Nisan 2009 17:27
TAŞOCAĞI İSTEMİYORUZ KÖYÜMÜZE!
SAGÜSAD’ın (Sakarya Güzel Sanatlar Derneği) bu ayki gezisi Geyve’nin Akıncı Köyü’ne. Bir sorunu var köyün: Taşocağı.
Biri durdurulmuş, ama pusuda. İkinci de sırada. Aşağıda, çalışır durumda olan eski ocağa şimdilik bir şey demiyorlar.
Kamuran Tan ve eşi Ayşe Tan’la önceden sözleştiğimiz yolağzında buluşuyoruz. Onu da minibüsümüze davet ediyoruz. Amacımız, epey yukarıdaki Akıncı Köyü’ne kadar yol boyunca kendisinden bilgi almak.
Yanımız yöremiz orman. Bir aya kalmaz, ağaçlar yapraklanır, görünmez olur yer. Sarıçiçekler serpilmiş şimdilik görüntüye. İşte bahar!
Ta uzakta, eski köy evlerinden küçük kümeler. Havada “sevinç” var…
Paşa İmrek tarafından yazıldı Pazar, 05 Nisan 2009 19:59
NATO 60. kuruluş yıldönümünü kutluyor bu yıl 4 Nisan'da... Emperyalizmin Sovyetler Birliği'ne karşı kurduğu bu silahlı örgüt, tam 60 yıldır dünya halklarının üzerinde sayısız terör harekâtı düzenliyor, sayısız katliamlara imza atıyor.Türkiye’deki bir çok parti, demokratik kitle örgütleri, dernekler ve meslek odaları… on binlerce kişi Kadıköy iskele meydanında nato’ya hayır mitinginde buluştu. Ve hep bir ağızdan ortak bir slogan attılar nato’ya hayır, savaşa hayır, NATO dağıtılsın dediler.
NATO, kurulduğu yıldan itibaren başta ABD olmak üzere, emperyalist güçlerin silahlı gücü olarak hareket etmekte ve bu amaçla nerede onlar aleyhine bir gelişme varsa oraya saldırmaktadır. Saldırdığı yerlerin ne hale geldiğini, orada yaşayan halkların nasıl acılar çektiğini, yüz binlerce insanın nasıl can verdiğini çok iyi biliyoruz. "Barış" amaçlı kurulduğu söylenen bu kanlı örgüt, barışın da katili olarak geldi bugünlere. Gittiği yerlere barış değil katliam götürerek...
NATO; bu 60 yıla kaç işgal, kaç nükleer saldırı, kaç bombalama, kaç katliam, kaç darbe sığdırmıştır acaba? Dökümüne gerek yoktur ama sayısız olduğuna vurgu yapmak gerekiyor. Hele NATO'nun bir kontrgerilla örgütü olduğu, ilişkide olan ülkelerde kontrgerilla örgütlenmesini hayata geçirdiği gerçeği ortadayken uzun uzadıya NATO'yu da anlatmaya hiç gerek yoktur. Dünya NATO'yu biliyor, dünya halkları NATO'yu çok yakından tanıyor...
Paşa İmrek tarafından yazıldı Pazartesi, 16 Mart 2009 19:00
Son yıllarda; dünya nüfusunun artması, su kaynaklarının kapitalist tekeller ve hükümetler tarafından pervasızca kirletilmesi, suyun insan yaşamı ve toplumsal bakımdan da hayatiyetini artırmıştır.
Bu önem artışına paralel olarak uluslararası tekeller; yıllık 400 milyar dolarlık bir rant gördükleri bu alana el atarak, dünya üstündeki tüm tatlı suyun ticarileştirilmesi için kolları sıvamışlardır.
İnsanlığın herkes için yeterli, sağlıklı ve ücretsiz olarak suya erişim hakkını korumak ve pekiştirmek için mücadele gündemi oldukça yüklü. Bu haklara yönelik saldırı her yönden geliyor. Dayatılan politikaların haklı hiçbir yanı yok. Bugüne değin bu politikalar doğanın dengesini korumada, su kaynaklarını sakınmada ve insan olmanın gereğince suya erişimin nitelik ve niceliksel gerekliliklerini sağlamada tam bir başarısızlığa uğradığı da açık.
O zaman, insanlığın, doğanın, ekolojik dengenin, su kaynaklarının, insanların yeterli sağlıklı ve ücretsiz suya erişim hakkının korunabilmesi için bugün küresel kapitalizmin dayattığı bütün politikaların olumsuzlanması zorunlu.
Murat Yazar tarafından yazıldı Pazar, 08 Mart 2009 18:34
8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı.
26-27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak kutlanması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.
Hüseyin Çağlayan tarafından yazıldı Çarşamba, 18 Şubat 2009 21:09
Fotoğrafa yaşama bakar gibi bakan bir insan…
Ya da fotoğrafları yaşamının aynası olan bir insan…
İşte biz 13 Şubat Cuma akşamı Photopark ta bu güzel insanın, Kemal Elitaş’ın konuğu olduk.Bizi“ Meydanlarda Fabrikalarda Hep Biz Vardık “ başlığı altında toparladığı fotoğraflarıyla Türkiye tarihinin karanlık ve acı bir dönemine götürdü. Bir yanıyla belki karanlık ve acı bir dönemdi ama insanların haklarına sahip çıkışlarıyla, haksızlığa karşı birlikte verdikleri mücadeleyle ve gelecek güzel bir Türkiye düşleriyle de, bir o kadar güzel bir dönemdi. Özellikle duyarsızlaştırıldığımız şu günlerde onların onurlu duruşları ve duyarlılıkları belki de kaybettiğimiz en büyük değerimiz.
1980 darbesinin öncesi ve sonrası. Kırk bin (evet evet 40.000)fotoğraftan oluşan bir arşivin içinden seçilerek oluşturulurmuş bir sunu. Ve bu adam elinde bu sunu ulaşabildiği her yerde göstermeye çalışıyor o dönemi.
Murat Yazar tarafından yazıldı Pazartesi, 16 Şubat 2009 18:11
İşsizliğe ve Yoksulluğa Karşı Birleşik Mücadele, Emek ve Demokrasi Mitingi
15 Şubat 2009’da TÜRK-İŞ, DİSK ile KESK öncülüğünde Kadıköy'de düzenlenen ''Krizin Bedelini Ödemeyeceğiz, İşsizliğe ve Yoksulluğa Karşı Birleşik Mücadele, Emek ve Demokrasi Mitingi'' yapıldı.
Murat Yazar tarafından yazıldı Salı, 03 Şubat 2009 12:51
Kadim kent, peygamberler diyarı Urfa,
Kendine has kültürü, biraz Kürt biraz Arap ve Türkiye sınırları içinde ülkeyle bütünlük gösteren çehresi. İstanbul ya da Batı’dan konuştuğum insanların Arabistan benzetmesi de yaptığı olmuştur.
Murat Yazar tarafından yazıldı Salı, 20 Ocak 2009 18:00
Açar, Kan kırmızı yediverenler Ve kar yağar bir yandan, Savrulur Karacadağ, Savrulur Zozan… Bak, bıyığım buz tuttu, Üşüyorum da Zemheri de uzadıkça uzadı, Seni, bahar mışsın gibi düşünüyorum, Seni, Diyarbekir gibi, Nelere, nelere baskın gelmez ki Seni düşünmenin tadı...
Kemal Elitaş tarafından yazıldı Salı, 20 Ocak 2009 09:25
Hala yollardayız...
Hava soğuk, kar tipiye döndü ve yol almaya devam ediyoruz.
Üstümde ayı kürkünden bir post var.
Geyik derisinden yaptığım ve ayaklarıma sardığım korumalıklar beni soğuktan ve geçtiğimiz derelerden ıslanmaktan koruyor.
Konaklamak için atalarım hala gerekli şartların oluşmadığını söyledi...
Biraz dinlenme molası verdik.
Elimde mızraklar, diğer arkadaşlarımın katılımıyla ava çıkmamız emri verildi. Kafileye yiyecek bir şeyler bulmalıyız.
Göz gözü görmüyor...
Elimdeki mızrağın ucunu bulduğum bir taşa sürterek biraz daha sivrilmesini sağladım. Tipi iyice arttı. Yamaçtan dereye doğru inmeye başladık. Hayvanlar su için buralara iner, atalarım öyle öğretmişti bize...
Her birimiz siper aldık. Elimizde mızraklarımız. Birinde yay ve ok var.
Kemal Elitaş tarafından yazıldı Çarşamba, 14 Ocak 2009 18:25
“Ve kadınlar bizim kadınlarımız korkunç ve mübarek elleri ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle anamız, avradımız, yarimiz ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen ve soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki ve kara sabana koşulan ve ağıllarda ışıltısında yere saplı bıçakların oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan kadınlar, bizim kadınlarımız...”
Erhan Uçar tarafından yazıldı Cumartesi, 10 Ocak 2009 08:42
Peygamber Efendimiz'in sevgili torunu İmam Hüseyin ve 71 yareni, Kerbela'da, Aşura günü şehit edilişlerinin 1369. yıldönümünde görkemli törenlerle anıldı.
Kemal Elitaş tarafından yazıldı Pazar, 04 Ocak 2009 16:40
“Deli Deli Olma” filminin setinde, Tarık Akan’ın bir Malakanı canlandırdığını öğrendiğimde; şaşırmıştım.Kim bu Malakanlar...Kars’ta sohbetlerimizde kim oldukları, nereden geldiklerini anlattılar öğrendim. Kaşar peynirinin yapılmasını... Arıcılık yapmasını... Değirmenlerin kurulması ve buğdayın öğütülmesini... Patates tarımının yapılmasını... Yöreye öğreten insanlar, Malakanlar... Ve en önemlisi savaşa karşı olmaları... Ama artık Malakan yok.
Kemal Elitaş tarafından yazıldı Salı, 30 Aralık 2008 19:38
Tarık Akan ve Şerif Sezer yıllar sonra ilk kez bir filmde bir araya geldi.“Deli Deli Olma”...Yol filminde birlikte oynayan iki oyuncu şimdi yeniden ayni filimde yer alıyor.
Paşa İmrek tarafından yazıldı Cumartesi, 20 Aralık 2008 20:00
Mağazalarda çocuklarını güldüremeyenler, çocuklarına kendisine ve eşine buradan birkaç parça elbise alarak yüzlerini güldürmek ve bir nebzede olsa mutlu etmek çabasındaydılar...
Murat Yazar tarafından yazıldı Pazar, 14 Aralık 2008 21:45
Yol uzadıkça umutlar da artar, geride bırakılan bir kent ve o kentteki küçük yaşamlar. Yol alınır yeni kentlere. Mevsimliktir umutları,bir mevsimde tarlada buldukları ne işte olsa çalışıp kışa hazırlıklı girmektir akıllarındaki tek şey onların...
Murat Yazar tarafından yazıldı Çarşamba, 03 Aralık 2008 23:59
Buna isterseniz cahillik deyin isterseniz modern çağın yoksul insanları tarafından başvurulan bir şey ama günümüzde ülkemizin bir çok ilinde bu yerler hala mevcut durumda.
Kemal Vural Tarlan tarafından yazıldı Cuma, 21 Kasım 2008 18:01
Antep’te;
Karagöz Caddesi’nden indin mi Şehreküstü’ye doğru, sağ kolun üzeri Şıra Hanı’dır. Fıstık, pekmez, kuru üzüm ve nar ekşisi kokar burası. Antep köylüsü, baldan tatlı kabarcık üzümünden pekmez döker küleklere. Yoksul tatlısı derler pekmeze yüzüne kan verir fukara bebelerinin. Fıstığın çıtlağı makbuldür, dalından çıtlamamışsa, fakir semtlerine gider, gün boyu fıstık çıtlatır kadınlar ve çocuklar. ("Desenler Kavgaya Durdu" dan)
Kemal Vural Tarlan tarafından yazıldı Salı, 18 Kasım 2008 05:26
Kristof Kolomb Amerika’yı keşfedip döndüğünde yanında getirdiği bitkilerin tüm dünyaya dağılıp başka coğrafyayla yada kentle özdeşleşeceğine herhalde kendiside inanamazdı.. Latince “Capsicum”, İspanyolca “chile”, Türkçe “biber” Kürtçe “isot”
Tekirdağ’lı balıkçılar ağlarını tekneye çekmeye başladıklarında Caretta Caretta ile karşılaşınca şaşırdılar. Genel olarak Akdeniz sahillerine yumurta bırakmak için geldiği bilinen ve yumurtlama haricinde karaya çıkmayan Carettaların, Marmara denizinde bulunması balıkçıları da hayrete düşürdü...
Your are currently browsing this site with Internet Explorer 6 (IE6).
Your current web browser must be updated to version 7 of Internet Explorer (IE7) to take advantage of all of template's capabilities.
Why should I upgrade to Internet Explorer 7? Microsoft has redesigned Internet Explorer from the ground up, with better security, new capabilities, and a whole new interface. Many changes resulted from the feedback of millions of users who tested prerelease versions of the new browser.
The most compelling reason to upgrade is the improved security. The Internet of today is not the Internet of five years ago. There are dangers that simply didn't exist back in 2001, when Internet Explorer 6 was released to the world. Internet Explorer 7 makes surfing the web fundamentally safer by offering greater protection against viruses, spyware, and other online risks.
Get free downloads for Internet Explorer 7, including recommended updates as they become available. To download Internet Explorer 7 in the language of your choice, please visit the Internet Explorer 7 worldwide page.